“Bu gözlerin gördüğü en güzel topraklar.” Bunu biz değil Kristof Kolomb diyor ve biz de buna katılıyoruz.

İstanbul > Paris > Cuba aktarmalı uçuşu ile Küba’ya varıyoruz.

Küba, Karayipler'de bir ada. Oldukça tropik bir iklimi var. Şeker kamışından puro ve rom yapılan ve gelirinin büyük bir kısmını bundan elde eden bir ülke.

Reklamcı dediğin devrim yapar, ezber ve düzen bozan markalar yaratır. Kreatif sektör çalışanlarının mutlaka gezip deneyimlemesi gereken bir ülke Küba. Obama döneminde ilişkilerin düzeldiği Küba’yı son zamanlarında gidip görmek kesinlikle önemli.

Plaza Vieja’da Paul & Shark mağazası dahi açılmış. Yani yakın zamanda kapitalist reklamcıların istilasına uğrayacak bir ülke Küba. Küba’da reklam sektörünü güzel bir gelecek beklediğini görebiliyoruz bu vesile ile. Hatta US Brainworks’ün bir şubesini buraya açar mıyız diye de içimizden geçirmedik değil.

Ernest Hemingway’in malikanesinden Che Guevara’ya kadar ziyarette bulunuyoruz. Havana, Santa Clara, Malecon, Trinidad, Varadero’yu gezip seyahatimizi tamamlıyoruz.